5 Ağustos 2011 Cuma

The Refakatçi Chronicles 2. Bölüm

Hastane, hasta, hastalık ve ameliyat muhabbetlerinin bu kadar çabuk sona ermeyeceğini tahmin etmeliydiniz. Hazır böyle bir kaynak bulmuşum peşini bırakır mıyım? Ooo daha ne eğlenceli olaylar var onlardan da bahdecem. İleride ünlü bir yazar olduğumda peynir hanım bu hikayeleri nereden buluyorsunuz sorusuna cem yılmaz tarzı bir cevap vermek yerine ben " efendim bir sanatçı olarak çevremdeki tüm olaylara karşı oldukça duyarlı bir insanım ve benim esin kaynağım sizlersiniz, sizlerin varoluşunuzla besleniyorum ve gittikçe semiriyorum" şeklinde cevap verecem. Bakınız Yaşar Kemal beyfendiye adam kalkıp 4 ciltlik ince mehmet boyunca Çukurova'yı anlatmış kalkıp karadenizin sarp kayalıklarından yeşilden maviye maviden laciverte akan renk curcunasından bahsetmemiş diyerek bir de polimik yaratacam ki söz hakkı doğsun ortalık karışsın, peynirciler yasar kemalcilerle kapışsın,eserlerim çok satsın diye türlü dalevereler çevirecem. Canım yazarın tüm yeteneğini ve tüm beceresini Adanalı olmasına indirgeyip ve de bağlayıp karizmasını yerle bir etcem :))) Nasıl ama bir paragraf içinde kendi alanında duayen olmuş iki yeteneğe "çamur at izi kalsın" taktiğiyle yaklaşıp kendi engellenemez yükselişimi garantilemiş oldum :)
Şimdi asıl mevzuuya geri dönüp bir refakatçi gözüyle insanları ve insan ilişkilerini yeniden irdeleyelim. Maslow teorisini herkes bilir de isimden çıkartamaz. Hani şu meşhur insan gereksinimlerini bir piramid şeklinde gösteren teorem.En alt kısımda piramidin tabanını oluşturan şey fiziksel gereksinimlerdir yeme içme barınma uyku vs yer alır. Sevgi tarzı gereksinimler 3. kattadır. Peki nerden geldik bu konuya,neden bunları anlatıyorum. Canım efendim ileride çocuğunuz hastalanırsa asla eşinizi (beyinizi) refakatçi olarak yanına bırakmayın diye. Çünkü gerçekten yeme içme kısmı erkekler için hiçbir şekilde öncelik sırasını kaybetmiyor ve uykunun yerini hiçbir şey doldurmuyor. Koşullar ne olursa olsun kadın yanındaki hastayla kendinden daha fazla ilgilenirken erkek piramidin temeliyle daha çok haşır neşir oluyor. Hemen ordan itiraz sesleri yükselmeye başladı bakıyorum ama unutmayın bu bir kurmaca değil günce deneyimlerime dayanarak yazıyorum. Hemen itiraz etmeyin bakın insan oğlu bunun da testini yapmış şimdi testin adını hatırlayamayacağım ama anne ve babayı çocuğundan ayrı aç susuz ve uykusuz bırakıp ( ne kadar süreyle olduğunu da hatırlayamıyorum) daha sonra içinde yemek, içecek, yatak ve çocuklarının bulunduğu bir odaya salıverdiklerinde kadınlar doğruca çocuklarının yanına erkekler ise ilk olarak masaya daha sonra çocuğa gitmişlerdir. Eeee ispatlanmış işte. Şimdi de diyeceksiniz ki bu tür kuramsal testler genellikle 1800lere ya da 1900lerin başında yapılmış şimdiki erkekler böyle davranmaz en azından benim eşim, sevgilim veyahut babam bu kuramın dışında kalır. Biliyorum. Kesin bu üçlü her zaman istisnadır. Kimse babasının kötü bir insan olduğunu kabul etmez kimse sevgilisinin onu suya değişebileceğine ya da eşinin onu aldatabileceğine inanmaz :)) Bize ait olan bu üçlü sütten çıkmış ak kaşıktır ben de asla aldatılabileceğime ya da bu sıcakta buz gibi bir kutu kolaya değişilebileceğime inansam dünya başıma yıkılırdı. Benimkiler de pamuk prensesisin pamuk elleri kadar ak ve temizler.Neyse efendim bu süreç içerisine erkeklerin bir kısmı evrimlerini tamamlayıp aramıza katılabildiyse ne mutlu gelecek nesiller için. Hala umudumuz olabilir o halde :)))
Bak yine konuyu dağıttım asıl konudan uzaklaştım sanılmasın sadece yerini hazırladım. Koğuşumuzda yan yatakta yatan 18 yaşında bir çocuk vardı anne diğer çocuğuyla ilgilenmek zorunda olduğu için eve giderken sonsuz bir güven içinde çocuğunun yanına babasını bırakarak gönül rahatlığı içinde odan adımını attı.Bu asil görevi üstlnmiş olan şovalyemiz yani amcam bütün gün uyudu, uyandı, yemek yedi, sıkıldı, dolaştı. Bu arada biz de bir kaç KADIN çocuğun bakımını üstlendik. Ameliyattan sonraki gün bile çocuk açtı dayanamayıp doktorun tavsiye ettiği şekilde yedirip içirdik vs. Ne diyim ben karşımdaki insana çocuk en az 70 saat aç ve susuz kaldı bu nedenle hala gözünü açamıyor mu diyeyim. O da bizzat ordaydı daha ne diyeyim ki. Neyseki bir hatun kişi hormonlarına karşı duramayıp benimle beraber çocuğa yardıma elini sakınmadı çocukla ilgilendi. Sağolsun. Sonuç olarak çocuk biraz daha kendine geldi biz de o günde dünyayı kurtarmanın vermiş olduğu şevkle ve kıvançla derin uykularımıza dalma şerefine nail olduk.
Not: lütfen cinsel ayımcılık yaptığım düşünülmesin yarın da hemcinslerimden bahsedecem daha eğlenceli dedikodular sizi bekliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder