İnternette sörfün dibine vurmuş durumdayız. Ama olsun oyalanıyoruz. Kim bu sıcakta dostla arkadaşla akrabayla konu komşuyla diz dize gelip burun buruna iki çift lafın belini kıracak bunun yerine otururuz ekranın başına ho ho tüm dünyayı iki lafımızla dize getirir düşmanı yere sereriz bütün hısımların da burnunu sürteriz.
Neyse işte anlayacağınız hergün internetin başındayım. Gün geçmiyor ki "en iyi en mükemmel anne benim herşeyin en iyisini ben bilirim" blogu açılmasın yeni bir fenomen üremesin. Bunun üzerine ben de "aaaaa benim onlardan neyim eksik" deyip bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Ve kamera hazır başla...

Oğlum yumurta yemiyor. Duyarlı bir anne olarak bu sorunun üstesinden nasıl gelirim diye çok düşündüm. Düşündüm taşındım işe ona yumurtayı sevdirmekle başlamaya karar verdim. Küçük adımlarla ilerlemek gerek diyerekten ilk olarak yumurta kartonlarıyla oynamaya başladık.Çağan'a "annecim hadi gel bu gün beraber eşek arısı boyayalım" diyerek çocuğun hem hayal gücüne hitap ettim hem de sırasıyla sarı ve siyah boyaması gerektiğini dikte ederek konsantrasyon çalısması yaptım. Ben mikemmel bir anneyim. Evladım da geleceğin Stephen Hawking'i. Tabi allah sonunu benzetmesin evlerden ırak.
Efenim daha sonra ona bir oyuncak yumurta aldım. Hani şu suyun içinde 48 saat bekledikten sonra yumurta yavaş yavaş çatlıyor ve içinden yavru bir hayvan çıkıyor. Bu etkinliğimizle çocuğa hem evrim teorisini somut anlamda anlatmış oluyoruz hayat döngüsünü felan hem de çocuğumuza sabretmeyi herşeyin bir zamanı olduğunu bilinç altından altından yedirmiş oluyoruz.
Sonuç olarak oğlum artık yumurtayı çok seviyor ve yemeye kıyamıyor :((((









