Eğer edebiyattan bahsediyorsak.
"Sanat sanat için mi yoksa sanat halk için mi?" "Tavuk mu yumurtadan çıkar yoksa yumurta mı tavuktan?" şeklinde uzayıp gider bu tartışma.
Benim takıldığım nokta, bu insan evladı bu kitabı yazmış birilerine göndermiş bir editör bu kitapta bir şey görmüş ve basmaya karar vermiş. Ki bu ne kadar zor ve ne kadar çetrefilli bir yoldur eserini birilerinin önüne çıkartacak cesareti bulma (Ki bu noktada aklıma Charles Bukowski'nin bir lafı geliyor " dünyanın en büyük problemi zeki insanların şüpheleri varken aptalların kendilerine olan güvenidir" ay ağzını öpeyim dedim içimden) ve eserinin bir yayın evi tarafından kabul görmesi. bu noktada kitabı basan yayınevinin kriteri neydi acaba sorusuna takılıyorum. Yayın evindeki bilir kişiler toplumun ihtiyaçları ve beğenileri doğrultusunda mı bu kitabı basmaya karar verdiler. Eğer öyleyse yayınevi sahibi çalışanlarından oldukça memnundur böyle bir öngörüye sahip çalışanları olduğu için. yok eğer bu kitabı yazınsal değeri var şeklinde düşünerek bastılarsa vay halimize diyeyim. O halde çok daha ciddi sorunlarımız var ülkece edebi anlamda.
velhasıl kelam ahmet batman'ın şanı yorar adamı mı diyeyim it ürür kervan yürür mü diyeyim bilemedim. ya da ne bileyim kıskanma nolur çalış senin de olur...
velhasıl kelam ahmet batman'ın şanı yorar adamı mı diyeyim it ürür kervan yürür mü diyeyim bilemedim. ya da ne bileyim kıskanma nolur çalış senin de olur...