Acıyla tanıştığın an korku da bonusu olarak yanı başında gelir. Örneğin ben iki kez burun ameliyatı geçirdim. Süreç içerisinde çektiğim acılar cabası bir de nur topu gibi bir fobim var - burnuma top gelmesi- Bazılarınız bu korkuyu saçma bulabilirsiniz lakin unutmayınız benim günümün yarısı çocuklarla geçiyor ve onlarla birlikteyken topun nereden geleceğini kestirmek çok zor. Diğer bir takıntım ise -arabayla kaza yapmak- Bazılarınız aklınızdan "bu normal bir korku" diye geçirebilirsiniz. Tabii ki kaza yapmak korkutucu bir deneyim benim korkum esaslı bir çapmadan daha ziyade bir çarpma anında yüzümde patlayacak olan hava yastığıdır. Öyle bir durumda hiçbir yeri orjinal olmayan bir burna ne olabileceğini hayal ederek kendi kabusumu tekrar tekrar yaşıyorum. Diğer diğer bir takıntım ise bulantılar kusmalar. İşte bu takıntım da yine hastalıklı geçirilen bir çocukluğun ağzımdan burnumdan gelme şeklidir. Dün akşam midem bulanırken şunu farkettim bilinçaltım bütün zihinsel ve bedensel enerjimi bir araya toplayıp kendi kendimi "midem bulanmıyor" şeklinde ikna etmeye çalışıyor.Meğer zavallı beynim bütün gece bir yandan televizyon izlemeye çalışırken bir yandan da tüm enerjisiyle midemi ikna etmeyi deniyormuş. Gerçekten zavallı beynim ve benliğim bu tür anılarla ilintili ve de iniltili.
Bedensel hassaslığım ya da zayıflığım da denebilir aynı şekilde ruhumda da zuhur etmiş bulunacak ki sadece fizikel açıdan değil insanın içinde uhde bırakabilecek her türlü acıdan bir o kadar korkarım. İşin kötü tarafı hastalıktı sağlıktı bedensel acılar bireyseldir ya ruhani olanlar olanlar için bir kısıtlama yok. Bütün zayıflıklarıma rağmen çok güçlü bir yanım vardır. Empati kurma yeteneğim. İşte bu bana tüm insanlığın acılarını çektiren nadide özelliğimdir. İnsanın alacası içinde saklı derler ya bazen bir an gelir ve insanoğlu onu dışarıya döker işte ben alacanın içinde karman çorman karışırım, acı benimmiş gibi yeniden günlerce içimde yaşarım. Bir yakınımın derdini dinlemem, bir kitap ya da bir yazı okumam, bir film seyretmem yeter bana insanoğlunun acısına yoldaşlık etmem için. Ve her geçen gün dualarıma daha sıkı sarılırım "Allah daha büyük dert vermesin" diye. Madem konuyu ilahi boyuta da taşıdık o zaman bu konudaki düşüncelerimi de belirteyim bir çırpıda. İnancım şu ki öbür dünya gibi bir kavrama ihtiyacı yok insanoğlunun. İnsanoğlunun birbirine ettiklerinin yanı sıra cehennemin lafı mı olur aramızda. Mevlam kullarını sadece ateşle sınamış. Ya biz insanlığımızı neyle sınıyoruz bir baksak ya. Bir insanın bir insana yaptığı onca eziyet, işkence, vahşet, soykırımlar ve yeni nesil her türlü psikolojik silahın yanında kutsal kitaplarda geçen cehennem bile masum kalıyor ne yazık ki. Yaradan ne düşünüyor bu konuda acaba? diye kendi kendime sormadan da edemeyip bugünkü yazıma pat diye son veriyorum...
Ana düşünce:Aşağıdaki sözlere kulak verelim ve de hepberaber yüksek sesle söyleyip dans edelim. Eh söyenenlerden de biraz kendimize pay çıkartsak fena olmaz
Hayat Bayram Olsa
Şu dünyadaki en mutlu kişi mutluluk verendir
Şu dünyadaki sevilen kişi sevmeyi bilendir
Şu dünyadaki en bilge kişi kendini bilendir
Şu dünyadaki en olgun kişi acıya gülendir
Bütün dünya buna inansa, bir inansa
Hayat bayram olsa
İnsanlar el ele tutuşsa, birlik olsa
Uzansak sonsuza
Şu dünyadaki en soylu kişi insafa gelendir
Şu dünyadaki en zengin kişi gönül fethedendir
Şu dünyadaki en üstün kişi insanı sevendir
Şu dünyadaki sevilen kişi sevmeyi bilendir
Bütün dünya buna inansa, bir inansa
Hayat bayram olsa
İnsanlar el ele tutuşsa, birlik olsa
Uzansak sonsuza
Lay lay lay lay la la la...
Şu dünyadaki sevilen kişi sevmeyi bilendir
Şu dünyadaki en bilge kişi kendini bilendir
Şu dünyadaki en olgun kişi acıya gülendir
Bütün dünya buna inansa, bir inansa
Hayat bayram olsa
İnsanlar el ele tutuşsa, birlik olsa
Uzansak sonsuza
Şu dünyadaki en soylu kişi insafa gelendir
Şu dünyadaki en zengin kişi gönül fethedendir
Şu dünyadaki en üstün kişi insanı sevendir
Şu dünyadaki sevilen kişi sevmeyi bilendir
Bütün dünya buna inansa, bir inansa
Hayat bayram olsa
İnsanlar el ele tutuşsa, birlik olsa
Uzansak sonsuza
Lay lay lay lay la la la...