30 Kasım 2010 Salı

ölüm soğuk mu gerçekten?

ölümün yüzü soğuk derler ya ben bu lafı hep şaşkınlıkla karşılarım ölümün yüzü kime göre soğuk halbuki bence ölümün adımını attığı ev artık bir yangın yeridir ve önüne çıkan herşeyi ve herkesi yakıp kavurur. İçindeki yangının hiç sönmeyeceğini sanırsın bu acının hiç dinmeyeceğini. Nefes alamazsın ciğerlerin kavrulur, düşünemezsin beynin alev alevdir, miden tüm asitleriyle iş başındadır ve yanıyordur. Kalbin? Duyu eşikleri vardır ya hani bu eşiklerin altındaki ve üstündeki uyarıcıları algılayamazsın işte bu durumda kalbin üst sınırı çoktan aşmıştır ve oradaki ateş artık sözlerle ifade edilemeyecek kadar büyük bir acıyla lavlarını püskürtmeye başlamıştır. Ölümün kıvılcımları sana sıçrarken nedense ölenin kendisi soğuktur buz gibi. ne büyük bir tezat değil mi? İşte o zaman anlarsın neden ölüler soğuktur diye. Önüne sürülen hiçbir bilimsel açıklamanın anlamı yoktur işte o zaman. Anlarsın ki sevdiğin kişi son görevini yerine getiriyordur sana, son vedada sen onu öptüğünde o da sana veda ediyordur buz gibi katı bir selamla. İçindeki yangın için ikinci aşama topraktır. Yangın kovaları da toz toprakla doludur ya onu da kavrarsın o zaman neden diye aynı hesap yangını söndürmeye bir tek onun gücü yeter diye. O an geldiğinde artık etrafındaki cümbüşün bir tiyatro oyunundan alınmış bir yaygırtı değilde gerçek olduğunu farkedersin ve herşey için çok geç olduğunu ve hiçbir şeyi geri döndüremeyeceğini. ilk görüntü beynini yırtar geçer gerçekliğin de ötesindedir bir insanın toprağa verilmesi ama yaygın olan kanıksanır ya işte bu nedenle garipsemez insanoğlu bu düzeni taaki sıra kendi canından kendi kanından gönül yarısına gelinceye kadar işte o zaman tüm bu ritüeller anlamını yitirir beynin çığrından çıkar,ramak kalmıştır çizginin öbür yanına. Ama nasılsa toprak tüm yangınları örter ve sukunet başlar ne zamana kadar diye sorarsan ufak bir köz parçası sızım sızım yanmaya devam eder de yeni bir yangın yeri görene kadar idare edersin tüm iradenle her an pörtlemeye hazır bir hayaletle ve her an akmaya hazır iki damla gözyaşıyla hep bir yanın eksik hep bir yanın sisli yaşamaya devam edersin.
şitto babama