24 Şubat 2011 Perşembe

mutluluğun resmi budur arkadaş

"Mutluluğun resmini yapabilir misin, Abidin?" demiş Nazım. Abidin Dino da cevaben;


"MUTLULUĞUN RESMİ


Kokusu buram buram tüten


Limanda simit satan çocuklar


Martıların telaşı bambaşka


İşçiler gözler yolunu.


İnebilseydin o vapurdan


Ayağında Varna’nın tozu


Yüreğinde ince bir sızı.


Mavi gözlerinde yanıp tutuşan


Hasretle kucaklayabilseydim seninle, bir daha.


Davullar çalsa, zurnalar söyleseydi


Bağrımıza bassaydık seni Nazım,


Yapardım mutluluğun resmini


Başında delikanlı şapkan,


kolların sıvalı, kavgaya hazır


Bahriyeli adımlarla düşüp yola


Gidebilseydik Meserret Kahvesine,


İlk karşılaştığımız yere


Ve bir acı kahvemi içseydin.


Anlatsaydık o günlerden, geçmişten, gelecekten,


Ne günler biterdi, Ne geceler...


Dinerdi tüm acılar seninle


Bir düş olurdu ayrılığımız, anılarda kalan.


Ve dolaşsaydık Türkiye’yi bir baştan bir başa.


Yattığımız yerler müze olmuş,


Sürgün şehirler cennet.


İşte o zaman Nazım,


Yapardım mutluluğun resmini


Buna da ne tual yeterdi; ne boya… " şiirini yazmış. Ne enterasan bir cevap değil mi? Bir şair ki Nazım Hikmet belki kelimeleri yetiremedi anlatmaya mutluluğu ve bir resim istedi dönemin en büyük ressamından peki cevabı ne oldu ünlü ressamın en az fırçası kadar güçlü kaleminden çıkan mısralar ne kadar da güzel anlatmış duygularını valla bravo etkilenmemek mümkün değil.
Abidin Dino'ya ait olduğu sanılan bir resim vardır mutluluğun resmi dendiğinde akla gelen. Aynı yatağa sığışmış çoluk çocuk anne baba ve köpekleri. Bu resmi bilen herkesin yüzünde bir gülümseme oluşur fakat bu gülümsemeye kalbinizdeki hafif bir sızı da eşlik eder. Sebep? Çünkü resim aynı zamanda yoksulluğun da resmidir. Bu nedenle bu resim mutluluğun resmi olamaz eğer bir yanın yarımsa nasıl bütün olabilir ki insan? Ama aşağıdaki resme bakınız;



İşte bence mutluluğun resmi sağdaki amca gibi resmedilmeli. Amcam bacak bacak üstüne atmış yakmış puroyu ohhh tam bir keyif halinde. Kocaman bir göbek lakin belli ki kolestroldu şekerdi ya da ne bileyim kanserdi tınnnnn. Ya da bu kadar para helal yoldan nasıl kazanılır mutlaka tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır tınnn. Vesaire Vesaire bence mutluluğun resmi budur arkadaşım adam relaks hayattaki hedeflerine ulaşmış geçmişe dair pişmanlıkları ve geleceğe yönelik korkuları yok keyif çatıyor ayrıca bu keyfi bizimle de paylaşıyor. That's the point.
Olay budur arkadaşlar mutluluğun resmi benim için bazen Damlamın afacan saniyelik gülüşüdür bazen önü açık hafif topuklu kırmızı rugan bir ayakkabıdır bazen bol fıstıklı bir çikolatadır bazen çocuklara anlattığımda onların anladığını gözlerinde görmemdir bazen sıcacık bir evdir bazen sabah uyandığımda yataktan kalkmama daha en az 2 saat olmasıdır bazen yemeğin önüme gelmesidir bazen müthiş bir dedikodunun birinci elden bana ulaşmasıdır bazen o farkına bile varmadan kocayı çıldırtıp o seninle siniri tepesinde tartışırken senin üzgünmüş gibi yapıp arkanı dönüp kıs kıs gülmendir bazen ailenle yaptığın uzun uzun kahvaltıdır bazen de çok sıkıştığın anda ulaşabildiğin temiz bir tuvalettir mutluluk :))))))))))))

16 Şubat 2011 Çarşamba

ben bir bağımlıyım

Zaman ne kadar da hızla akıp geçiyor ne zamandır bilgisayarın karşına geçip sizinle iki lafın belini kırayım ( bu da her ne demekse) diyorum. Fekat bir türlü zaman bulup klavyenin başına geçemedim. Malum onbeş tatil nedeniyle kendimi nadasa bırakmıştım akabinde 14 şubat dolayısıyla bir sevgi seline tutuluverdim. Derken zaman nasıl geçti anlayamadım.İşin aslı şu arkadaşım kişilik dolayısıyla çok kolay bağımlı olabilecek bir yapım var. Bu bağımlılık olayını her şeye karşı geliştirebiliyorum. Herhangibir keyif veren maddeye doğru (bu cümledeki maddeden kasıt cisim)tutkuyla sürüklenebiliyorum. Otuzlu yaşlarda insan geriye dönüp ergenlik dönemine şöyle bir baktığında nasıl da "allahın sevgili kulu" olduğunu anlayıveriyor. Nasıl olup da başına bir iş açmadan bu yaşa gelebildiğine şaşakalıyor. Bağımlılık yaratan birçok şeyle genç ve adrenalinin beyni bloke ettiği dönemde tanışmaktayız. Bereket versin ki alkolün tadını sevmedim bereket vesin ki iyi ve kötü hakkında doğru kararı verebilmem için annemin hayali adaletin keskin kılıcı gibi hep gözümün önündeydi dolayısıyla herhangi bir toz olayını denemedim bile. Ama ne yazık ki aynı kararlılığı sigara konusunda gösteremedim. Ve yine ne yazık ki kendileri hayatımın en büyük aşkı olmuştur. Fekat kendileri gözü kara dengesiz bir sevgili olup hayatı bana zehir etmiştir dahası etmeye devam etmektedir. Ne onunla ne de onsuz bir yaşam kolay değildir. Ne zaman ben onu terketmeye kalksam ya benimsin ya kara toprağın şeklinde bir kararlılık göstermektedir. Keza onunla ilişkimin eni de sonu da kara topraktır. Bu nedenle ben de aynı kararlılığı onun gözlerinin içine baka baka "hayır artık seni sevmiyorum"diyerek gösterdim. Lakin ne zaman bir fincan Türk kahvesi içecek olsam aklıma O gelir içimi hüzün kaplar ağzımın tadı kaçar. Ne zaman denize nazır ılık bir rüzgar esse güneş saçlarımda dans etse. Yine aklımın bir ucu hem sevgimden hem de öfkemden sızlamaya başlar. Her ayrılıkta olduğu gibi dostları da ayırmak zorunda kalırsın onunkiler benimkiler şeklinde. En tatlı sohbetleri onun eşliğinde yaptığın arkadaşlarını da terketmek zorunda kalırsın çünkü sana hep onu hatırlatırlar kendinle savaşmaktan ya sohbeti kaçırırsın ya da hiç dönmemen gerektiğini bildiğin bu deli aşığa teslim olmak zorunda kalırsın. Ben bu git gellerin hepsini tekrar tekrar yaşadım şu aralar "git, istemiyorum seni hayatımda" dönemindeyim. Bakalım nereye kadar. Başka bağımlılıklar geliştiriyorum dizi seyretmek gibi. Zararsız bir eylemin bir bağımlılıkla ne tür bir benzerliği olduğunu düşünebilirsiniz. Aynı mantık. Yine hayatının akışını değiştiren bir sevgi. Bağlı olduğun şey olmadan yapamıyorsan aklında hep o varsa hayatındaki herşeyi ona göre düzenliyorsan bu da bir bağımlılıktır. Ah işte ben de bu aralar deli gibi saatlerce dizi izliyorum. Lise dönemlerimde tetris vardı üniversitede tavla... liste uzar gider. Tavla oynamak bağımlılık gurubuna girer mi girer aslında o kadar çok tavla oynuyorduk ki artık kafamın içinde dolapları üstüste kapı alıyordum ya da insanları gerisini siz düşünün gayri :))
Gelelim ana düşünce bir bağımlılıktan kurtulmanın en kolay yolu yeni bir bağımlılık yaratmaktır. Sürekli pozitif yönde bir gelişim gösterebilirseniz bağımlılıklarınız sizi dünyanın en başarılı insanı dahi yapabilir. O zaman ilk olarak bir bağımlı olduğunuzu itiraf edin ve onunla savaşın :))