"MUTLULUĞUN RESMİ
Kokusu buram buram tüten
Limanda simit satan çocuklar
Martıların telaşı bambaşka
İşçiler gözler yolunu.
İnebilseydin o vapurdan
Ayağında Varna’nın tozu
Yüreğinde ince bir sızı.
Mavi gözlerinde yanıp tutuşan
Hasretle kucaklayabilseydim seninle, bir daha.
Davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
Bağrımıza bassaydık seni Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Başında delikanlı şapkan,
kolların sıvalı, kavgaya hazır
Bahriyeli adımlarla düşüp yola
Gidebilseydik Meserret Kahvesine,
İlk karşılaştığımız yere
Ve bir acı kahvemi içseydin.
Anlatsaydık o günlerden, geçmişten, gelecekten,
Ne günler biterdi, Ne geceler...
Dinerdi tüm acılar seninle
Bir düş olurdu ayrılığımız, anılarda kalan.
Ve dolaşsaydık Türkiye’yi bir baştan bir başa.
Yattığımız yerler müze olmuş,
Sürgün şehirler cennet.
İşte o zaman Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Buna da ne tual yeterdi; ne boya… " şiirini yazmış. Ne enterasan bir cevap değil mi? Bir şair ki Nazım Hikmet belki kelimeleri yetiremedi anlatmaya mutluluğu ve bir resim istedi dönemin en büyük ressamından peki cevabı ne oldu ünlü ressamın en az fırçası kadar güçlü kaleminden çıkan mısralar ne kadar da güzel anlatmış duygularını valla bravo etkilenmemek mümkün değil.
Abidin Dino'ya ait olduğu sanılan bir resim vardır mutluluğun resmi dendiğinde akla gelen. Aynı yatağa sığışmış çoluk çocuk anne baba ve köpekleri. Bu resmi bilen herkesin yüzünde bir gülümseme oluşur fakat bu gülümsemeye kalbinizdeki hafif bir sızı da eşlik eder. Sebep? Çünkü resim aynı zamanda yoksulluğun da resmidir. Bu nedenle bu resim mutluluğun resmi olamaz eğer bir yanın yarımsa nasıl bütün olabilir ki insan? Ama aşağıdaki resme bakınız;

İşte bence mutluluğun resmi sağdaki amca gibi resmedilmeli. Amcam bacak bacak üstüne atmış yakmış puroyu ohhh tam bir keyif halinde. Kocaman bir göbek lakin belli ki kolestroldu şekerdi ya da ne bileyim kanserdi tınnnnn. Ya da bu kadar para helal yoldan nasıl kazanılır mutlaka tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır tınnn. Vesaire Vesaire bence mutluluğun resmi budur arkadaşım adam relaks hayattaki hedeflerine ulaşmış geçmişe dair pişmanlıkları ve geleceğe yönelik korkuları yok keyif çatıyor ayrıca bu keyfi bizimle de paylaşıyor. That's the point.
Olay budur arkadaşlar mutluluğun resmi benim için bazen Damlamın afacan saniyelik gülüşüdür bazen önü açık hafif topuklu kırmızı rugan bir ayakkabıdır bazen bol fıstıklı bir çikolatadır bazen çocuklara anlattığımda onların anladığını gözlerinde görmemdir bazen sıcacık bir evdir bazen sabah uyandığımda yataktan kalkmama daha en az 2 saat olmasıdır bazen yemeğin önüme gelmesidir bazen müthiş bir dedikodunun birinci elden bana ulaşmasıdır bazen o farkına bile varmadan kocayı çıldırtıp o seninle siniri tepesinde tartışırken senin üzgünmüş gibi yapıp arkanı dönüp kıs kıs gülmendir bazen ailenle yaptığın uzun uzun kahvaltıdır bazen de çok sıkıştığın anda ulaşabildiğin temiz bir tuvalettir mutluluk :))))))))))))
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder