Popüler kültürün etkilediği popüler bir toplum içinde yaşıyoruz. Haydaa bu da nerden çıktı şimdi demeyin bana sosyo-ekonomik açıklamalar yaptırmayın lütfen. Hepimiz öyle ya da böyle bu popüler kültürden etkileniyoruz. Nasıl mı şöyle ki benim gençliğimde "emo, ezik, stayla, bobiler" ve benzeri şeklinde kavramlar yoktu. Maksimum gençliği tanımladığımız iki üç kelime vardı "entel,kıro,maganda" gibi. Şimdi bu sözcükler ağzımdan çıkarken örümcek ağları dilime dolanıyor. Düşünün bir 20 yılda olay ne büyük bir hızla değişiyor ve şekilleniyor. İşte bu popüler kültürün en sağlam bekçileri en başta konuşulan dil olmak üzere filmler, kitaplar ve tabii ki dizilerdir. Lise dönemimde ısrarla "sofi'nin dünyası"nı okumamışımdır,üniversitede "titanik"e gitmemişimdir.Bunlar gibi bir sürü örnek vardır hayatımda. Üniversiteye giriş sınavında doğru cevabın A olduğunu bildiğim halde bana daha mantıklı gelen şıkkı sırf dersanede hoca açıklama yapmadan doğru cevap budur sınavda bunu işaretleyeceksiniz dediği için klabimin sesine kulak vermişimdir :) Çünkü burnuma burnuma sokulan şeylerden nefret ediyorum. Şimdilerde de şu "muhteşem yüzyıl" adlı diziyle ilgili aynı şeyleri hissediyorum diziyi seyretmedim seyretmeyeceğim de. Medya diziyi hem burnumuza hem gözümüze ısrarla sokmakta. Diziyi seyredenler yorum yaparken benim olayın dışında kaldığım yanılgısına düşülmesin.Bereket versin ki ben seyretmesem de o kadar çok hakkında konuşulup yazıldı ki bizzat çekiminde bulunmuş kadar diziye vakıf oldum. Sağolun var olun ne diyeyim. Bu da bana kapak olsun. "Direnebildiğin kadar diren bakalım nereye kaçabileceksin" şeklinde dış sesin tehditleri hala kulağıma çalınıyor.
Şimdi gelelim asıl mevzuya kadeşim bu kadar patırtı kütürtünün ne manası vardı ben çözebilmiş değilim. Öncelikle bu bir televizyon dizisi neden olaya belgesel çekiliyormuş boyutunda yaklaşılıyor anlamıyorum. Bir dizide dizinin tutması için aşk da olur seks de olur entrika da olur bunun da herkes farkındadır sanırım. Ne bu şiddet bu celal! Harem mevzuu şimdiye kadar yoktuda şimdi bunlar mı uydurdu hadi diyelim ki öyle adı üstünde kurgu. Birisi kuruyor yani kafasında.
İşin garip tarafı dizinin tarihi tüm çıplaklığıyla yansıttığı bir nokta var bu hır gür buna benzer mevzular yüzünden daha önce de çıkmış. Hani tarihçiler "tarih tekerrürden ibaret değildir bu bir yanılsamadır" diye yırtınıp dururlar ya hemen ona misilleme bir cevap vereyim bu ülkede tarih tekerrürden ibarettir hep bozuk plak misali başa sarar durur. Aşağıdaki habere bakınız:
"Bu, 'padişah' ve 'saray' konulu bir proje yüzünden Türkiye'de çıkan ilk polemik değil. Ülkemizde 1990'da vizyona giren "The Favorite" (Gözde) filminin de o dönem fırtınalar kopardığı ortaya çıktı.Dönemin Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek, TRT'ye açıklamalar yaptı, gazeteler 'Bu film oynatılamaz' diye başlıklar attı. Çünkü saraya köle olarak satılan Fransız Aimee'nin, yani Nakşidil Sultan'ın hikayesini konu alan filmde, onaylanmayan sevişme sahneleri vardı. Film denetime girdi, Padişah Abdülhamit'in Aimee ile ilk kez beraber olduğu sahne kesildi. Gerekçe ise filmin padişahı sevişirken terli göstermesi, zayıf, yetersiz ve aciz olarak yansıtmasıydı!"
Güleyim mi ağlayayım mı karar veremedim. Demek istiyorum ki ülkemizi sevelim tamam tarihimize sahip çıkalım eyvallah ama bunu yaparken tüm dünyaya gözlerimizi,beynimizi ve kalbimizi kapayarak değil bilakis tüm evreni kucaklayarak yaparsak daha verimli sonuçlar elde edebiliriz. Geçmişimizi mükemmelleştirmemize ya da idealize etmemize gerek yok sadece olayları ya da insanları o dönemin şartlarına göre değerlendirmeye ve doğrusuyla yanlışıyla yine kendi geçmişimizi sevmeyi denersek inanıyorum ki bu kadar komik polimikler yaşamayacağız. Bu son yine pek anaç bir demece döndü ama hissiyatım budur. Sevelim sevilelim ama zinhar sevişmeyelim :))
arkadaşım hangi iş olursa olsun, olayın neresinde olduğumuzu bilmediğimiz için ya da durduğumuz yerin neresi olduğunu bilmediğimiz sürece, Allah Allah sesleriyle dayandığımız Viyana kapılarından,- Allah Allah!!! diye dönüşlerimiz hiç bitmeyecektir... Popüler kültür sömürünün bir numaralı silahıdır. Biz de bunu anlatmaya çalışacağız avazımızın çıktığı kadar tabi... Emeğin sesi Anadolu nun nefesi Selami hoca iyi günler diler:)))
YanıtlaSilselami ya bu allah allah olayını sesli gönderseydin ya arkadaşım ama yine de fıkra kulaklarımda çınladı :)))
YanıtlaSilyavaş yavaş bir şeyler değişir umarım hızlısını hayal bile edemediğim için küçük adımlarla da olsa kabulumüz,değişim şart değişimden kastımız da sadece hoşgörü :(