10 Ocak 2011 Pazartesi

Çoh gıymetli gadınlarımız

2011 yılına gerçekten bomba gibi girdik ve bomba gibi haberlerin ardı arkası kesilmiyor. İşte onlardan biri :
İsrail'deki Weizmann Enstitüsü ve Wolfson Hastanesi'nin araştırmasına göre, kadınların gözyaşındaki bir kimyasal, erkeklerde testosteron hormonunu düşürüyor.
Gözyaşının erkekte cinsel isteği de azalttığı, bu bulgunun prostat kanseri tedavisinde kullanılabileceği açıklandı.Prof. Noam Sobel, "Testosteron hormonu seviyesinin azaltılmasıyla önlenebilecek ya da tedavi edilebilecek birçok hastalık var. Bunların başında da prostat kanseri geliyor. Şu anki metodların birçok yan etkisi var ancak gözyaşıyla bu yan etkilerden kurtulmak mümkün" dedi.
Valla ben bu haberi okurken birbiriyle bir hayli çelişkili düşünceler beynimin içinde gel gitlerine başladı. Olaya "bir bu eksikti etinden, sütünden olayının dibine vuruldu bir bu kalmıştı anasını satayım göz yaşımızı da alın bize bir şey kalmasın" dan tutun da " hımm demek yıllardır en çok sinir oldukları şeye muhtaç oldular, 'Ağlayan kadına dayanamıyorum' faslının da sonuna geldik" şeklinde birçok tilkiye ait bir çok kuyruk geldi gitti. Ya da 'vay anasını yıllardır ne kadar kutsal varlıklar olduğumuz söylenirdi de kimse tınlamazdı meğer gerçekten doğruymuş baksana yav kansere deva oluyoruz' geldi. Ya da 'ama açıklamada kadının gözyaşının testeron oranını düşürdüğü yazıyor bu bir nevi iğdiş etme olayını çağrıştırıyor bu mudur gözyaşlarımızın etkisi' diye gitti. Ya da 'hah işte kadınları ağlatmaya doyamayan şahıslara albeni reklamındaki bahanelerden birini aratmayacak bir sebep daha -öküzlüğümden değil herşeyi insanlık için yaptım' diyebilme şansı doğacak' şeklinde soldan soldan geldi.Ya da 'ben ki her ota çöpe ağlar kendimi heder ederim iki gözüm iki çeşme her diziye biterim bu durumda kaç hayat kurtarabilirim'e kadar uzayıp gitti bu düşünceler.
İşin bir de şöyle bir yanı var bu gözyaşları hangi ortamda ne tür kadınlardan alınacak. Gerçekten hayatı boyunca baskı altında kalmış hep itilmiş hep aşağılanmış her daim yuvası için didinmiş ama hakettiği mutluluğu tadamamış hayattan payına düşeni alamamş acılı bir ana yüreğinden yavrusu için akıtılmış göz yaşları ile 'ama bu parti benim istediğim gibi olmadı' diyen kadının gözyaşları arasında bir fark olacak mı? Allah göstermesin bir fark varsa ve de ilk kadının göz yaşı daha değerliyse bu durumda ilk kadın daha mı fazla üzülecek? Ki daha iyi sonuç alınabilsin. Valla olur mu olur...
Not:eh bu arada sütümü helal etmem sadece çocukları kapsıyordu bu sayede daha kapsamlı beddualar yapabilecez :) "bak bey gözyaşımı helal etmem gel etme eyleme aksi söz söyleme"ye döner bu iş. Bak siz de peynir demedi demeyin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder