Efendim aranızda George Orwell'in 1984 adlı süper romanını okumayanlar varsa ben hemen özetleyeyim bahsi geçen kitapta bir büyük birader vardır. O her yerde her şekilde herşeyden haberi olandır. "Big Brother is watching us" olayı budur.Tüm insanlık kameraların gözetimi altında sözümona özgür bir şekilde yaşamaktadır. İşte bu özgür ülkede insanlık ruhani anlamda bir çok açlık yaşadığı gibi fiziksel anlamda da birçok açlık yaşamaktadır ne yazık ki. Buna rağmen haberler geçen yıldan bu yana kişi başına artan gelirlerden tut da artan refah düzeyine kadar her türlü iyileşmeden (?) tek tek bahsetmektedir. Bu ülkede gerçek bugünden yarına sürekli değişmekte fakat kimse bunu farketmemektedir. "Bugün bu ülkeyle savaştayız yüzyıllardan beri bu durum böyle" denilirken yarın şu ülkeyle savaştadırlar ve yüzyıllardır süren dava artık bu iki ülkenin arasında geçmektedir. Bu değişen haberle beraber tüm tarihi de her seferinde değiştirip kaynakların hepsini yeniden yazarlar. Ve kimse ne oluyor dün böyleydi bugün neden böyle dememektedir. Kimse sorgulamamaktadır. Olayın özü budur.
"Aaaa bu kadarı da olmaz canım, nasıl oluyor da tüm ülkenin belleğini bir gecede değiştiriveriyorlar kurmaca işte" diyenleriniz var tabii ki içinizde. Lakin bakınız canım ülkeme nasıl oluyorda biz bir günden diğer güne hızla değişen gündem içerisinde asıl üzerinde durmamız gereken konuları unutuveriyoruz. Artık herşeyden geçtim sadece 2010 yılında kaybedilen ve yok edilen kültürel mirasımıza yok edilmeye çalışan canım doğamıza ya da şu HES (Hidro elektrik santral) projelerine bir bakın. Bu HES'lerin her biri bir başka doğa harikasının üzerine konuşlanacak ve ne yazık ki oraya ait ne varsa herşey yok olacak. Geçen sene birçok hes projesi protestolar nedeniyle 2011'e ertelendi. Çünkü biliniyor ki her birimiz ( ben dahil) balık hafızasına sahibiz. Dolayısıyla bir kaç ay sonra biz her şeyi unutmuş olacağız, onlar santrali kurmuş olacak, ve biz onun oraya ne zaman konulduğunu bile anlayamadan oradaki doğa ve onun parçası olan bitki örtüsü veya hayvan türleri yok olup gitmiş olacak, onlar gayrisafi milli hasıladan paylarına düşen koca dilimi ceplerine indirmiş olacak. Biz arkasından tüh vah yazık diyecez sonra ne için üzüldüğümüzü dahi unutup günümüzü gün etmeye devam edecez.
O zaman ne yapmalıyız bu durumdan vazife çıkartıp ülkemin geleceği için bir araya gelmeliyiz.
bütün dünya buna inansa
hayat bayram olsa
insanlar el ele tutuşsa, birlik olsa
uzansak sonsuza
Şeklinde mutluluk ve inanç dolu son mesaj vermek yerine gözünüzü dört açın geleceğimizi bir avuç paragözün sermayesi yapmayın demek istiyorum. Keşke adımı gizleyeydim daha neler neler derdim. Lakin meslekten dolayı ağzımı ne bozabiliyorum ne de adabıyla açabiliyorum. Anlayacağınız hanım kadın çizgimden çıkmadan yazıyı burada bitiriyorum :)
sevgili öğretmenim, ben de o hes projesinin dahil olduğu bir memleketten olduğum için gösterilen tepkileri yakından takip ettim... amaç zaten enerji üretmek değil suları kontrol altına alıp bir an önce satmak...kapitalizmin doğa üzerindeki acımasız oyunlarından bahsetmeme gerek yok sanırım... dünya kadar alternatif enerji kaynağı varken neden sadece su? diye düşünmekten kendini alamıyor insan... gecenin şu saatinde bana yazdırdıklarına bak aysun hocam yaw... bir sürü işim var hadi kolay gelsin... (enerji konusundaki projemden sonra bahsedecem)
YanıtlaSileee o zaman ne yapıyoruz bu tür projelere karşı gözümüzü dört açıp her bir seferinde olanca gücümüzle protesto ediyoruz ve daha fazla gündeme getiriyoruz
YanıtlaSil