Korona virüsü nedeniyle okullarda eğitime ara verilmesinin 13. gününden merhaba. Kaç gündür evde olduğumuzu hesaplayabilmem için takvime bakmam gerekti ne yazık ki. Çünkü bu kadar duygusal iniş çıkışların yaşandığı bir dönemde insanın zaman mefhumu kalmıyor gerçekten. Günlerdir ben de herkes gibi gerek televizyondan gerekse sosyal medyadan ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri takip etmeye ve olan biteni anlamaya çalışıyorum. Bu günler hem insanlığımızın hem de ebeveynliğimizin sıkı bir sınavdan geçtiği bir süreç olacak anladığım kadarıyla. Hatta ve hatta demokratik yaklaşımların insan doğasına uygun olup olmadığını bile tartışabiliriz bu dönemde. Keza belli olduğu üzere evde kal hashtagleri, neden evde kalınmasıyla ilgili yapılan bilimsel açıklamalar, dil dökmeler vs işe yaramıyor. Mecburen işe gitmek zorunda olan insanlar her gün haberlerde ohal ilan edilip dışarı çıkma yasağını dört gözle beklerken bir kesim ne yazık ki hala dışarı çıkıp daha önceki olağan hayatına devam etmek istiyor ve ediyor.
Hâlbuki önümüzde İtalya ve Çin Halk Cumhuriyeti gibi iki örnek var. Vuhan kentinden virüsü dünyaya yayan ve dünyanın virüsün merkezi olarak korktuğu Çin neredeyse Corona virüsü tamamen yenmek üzere iken tedbirsizliği yüzünden neredeyse bütün kıtaya virüsü yayan İtalya'da coronavirüs kaynaklı ölü sayısı Çin'i geçti.
Peki, ne oldu da İtalya böylesi bir kâbusun içine düştü? Gerçekten nasıl oldu da bu kriz yönetiminde bu kadar başarısız oldular? Öncelikle ellerini yıkamadılar vs safsatasını bir kenara koyalım hiçbirimiz bu virüs tehdidinden önce her gün saat başı ameliyata girecekmişiz gibi 20sn elimizi yıkamıyorduk. Tabi ki kişisel hijyen çok önemli dikkat edilmesi zorunlu bir durum lakin bu yaşananları tek bir olaya (ellerini yıkamıyorlarmış gibi) indirgenmemesi için söylüyorum bunu. Aslında İtalya, hastalığın ortaya çıktığı Çin ile hava trafiğini ilk kesen ülkelerden biri. Ocak ayının sonunda ikisi Çinli Turist toplamda 3 vaka tespit ediliyor. Salgın Şubat ortalarında ülkenin kuzeyinde gizlice ilerliyor. Salgının merkez üssü Lombardiya. Neden Lombardiya? Neden çünkü Lombardiya bölgesinin başkenti Milano moda ve sanat kenti olarak karşımıza çıkıyor. Modanın kalbinin attığı bu ışıltılı luks mağazaların perde arkasında ise bu ünlü moda markalarının çalıştırdığı ucuz Çinli işçiler var. Yılbaşı tatilinde ülkelerini ziyaret edip geri dönen işçiler. Muhtemelen hastalığın fitilini ilk ateşleyen olay bu.
Diğer bir olay ise yine Lombardiya bölgesinde yer alan Bergamo kentinde 19 Şubat’ta San Siro Stadyumunda oynanan Şampiyonlar Ligindeki Valencia – Atlanta maçı. 40 binden fazla seyirci maçı statta izliyor. Gruplar halinde evlerinde restoranlarda ve barlarda izleyenler hariç. “Ne işleri varmış maçta?” “ Nasıl bu kadar pervasız davranabilmişler?” diye aklınızdan geçiriyorsunuz değil mi? Maçın tarihi 19 Şubat ve İtalya’daki ilk korona virüsü vakası 21 Şubat olarak kayıtlara geçiyor. İnsan düşünüyor “ya ilk vaka maçtan önce yani sadece 2 gün önce ortaya çıkmış olsaydı bir şeyler değişir miydi acaba?” Belki değişebilirdi eğer durumun bu noktaya geleceğini bilebilselerdi. #evdekalTürkiye
İtalya’nın bir numaralı hastası olarak kabul edilen Mattia (38 yaşında) 18 günü yoğun bakım olmak üzere toplamda bir ay hastanede kaldıktan sonra taburcu edildi. Aktif bir sosyal hayatı olmasının da etkisiyle virüsü çok sayıda kişiye bulaştırdığı belirtilen Mattia bu nedenle Super Bulaştırıcı olarak anılıyor. Hamile olan eşine ve diğer aile bireylerine de hastalığı bulaştırıyor. Bereket versin ki eşi birkaç günlük bir tedaviden sonra taburcu oluyor ama ne yazık ki Mattia bu süreçte babasını kaybediyor. Bir Numaralı Hasta Mattia. Peki, sıfır numaralı hasta yani Mattia’nın enfekte olmasına neden olan kim? Uzmanlar virüsün aslında tespit edilmeden haftalar önce ülkeye girmiş olabileceğini ve Mattia’nın aslında bir numaralı hasta değil 200 numaralı hasta olabileceğini söylüyorlar. Bence bu çok düşündürücü ürkütücü bir açıklama. #evdekalTürkiye
Ve son olarak şunu belirtmek isterim ki İtalya’daki durum buyken Singapur’da can kaybının az olmasının en büyük nedenlerinden biri geçmiş yıllarda yaşadıkları sars vakalarından dolayı antrenmanlı olmaları. Çin’de vakalar ortaya çıkınca hemen acil önlemler aldılar. İlk hastaların (zatürre belirtileri gösteren) hemen hareket haritaları çıkartıldı. Kimlerle temas ettiklerini bulup izole ettiler. Antrenmanlı ya da dersini almış olmak istemiyorsan #evdekalTürkiye.
Bu günleri en az hasarla atlatabilmek adına “bana bir şey olmaz” değil “sana bir şey olmasın” mantığıyla #evdekalTürkiye…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder