18 Temmuz 2010 Pazar

halfblood laz

nerde kalmıştık ha ben size okumak şöyledir böyledir şeklinde ahkam kesecektim yarım kalmıştı. Şimdi ben okumayı gerçekten çok severim bu "ben çok entellektüel bir insanım" ayağına yatmak için sarfedilen sözler değil. Gerçekten okumayı çok severim bu benim için bir tür yoga ya da terapi ne derseniz deyin bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa elimde bir kitap yoksa beynim kitlenir günlük hayatın vesvesine daha rahat kapılıp paranoyalarımla yaşamak zorunda kalırım ki inanın bana paranoyaklığımda sınır yoktur. Bu nedenle beynimi boşaltmak için düzenli olarak kitap okurum. Buraya kadar herşey güzel. "İyi işte hem rahatlatıcı hem de sana bir şeyler katacak süper bir yol bulmuşsun" dediğinizi duyar gibiyim. Tabi ki her bağımlılık gibi bunun da kötü yanları var. Kitap okumanın ne tür kötülüğü olabilir diyorsanız hemen cevaplayayım elime aldığım kitabı hemencecik bitirmem gerekiyor çünkü bitiremezsem uykularım kaçıyor sabahlamaya başlıyorum bu da günlük hayatımda hafif (?) aksamalara neden oluyor. Zevcimle aramızda bir anlaşma yaptık bu anlaşmaya göre eğer ortada bana çiçek almasını gerektiren bir durum varsa bir kitap karşılığında çiçekten vazgeçiyorum. Ne kadar entellektüel bir aileyiz değil mi? Bunun entellektüellikle felan bir alakası yok şöyleki o bu anlaşma karşılığında hangi çiçeği alsam ya da elimdeki bu çiçekle insanlara görünmeden eve nasıl ulaşsam sorunsallarından yırtarken ben de "ayy çok duygulandım çok saol" geyiklerinden kurtuluyorum ki benim için öyle aman aman bir anlamı yok. Ya da akabinde gelişen "çiçekler solmaya başladığında fırlatıp atsan ayıp olur kendi haline bırakırsan zaten kuruyor bu seferde o kurumuş hallerini saklaman ve bunun sonucunda da her ev temizliğinde onun dökülen parçalarıyla ya da tozlarıyla uğraşman gerekir" gibi durumların hepsinden bu güzel anlaşmayla bir çırpıda yırtmış bulunmaktayım işte alan razı satan razı durumu budur. Gelelim bu alışkanlığın bendeki yan etkilerine. Şöyleki geçenlerde anlaşma gereği gelen kitabı elime aldığımda biraz şok olduğumu itiraf etmem gerekiyor çünkü bildiğin aşk romanlarından biriydi "bu ne?" şeklinde bir serzenişte bulunduğumda "takip ettiğin yazarların yeni kitapları çıkmamıştı ben de bunu aldım işte" şeklinde bir cevapa karşılaştım. Tabii ki her dişinin yapacağı gibi kibarca teşekkür ettikten sonra onu bu harekete iten nedenleri sorguladım ve iki ihtimal arasında kaldım ya daha normal şeyler okusun nedir bu "şeytan yemini", "melekler ve şeytanlar" şeklinde bir yanılgıya düşmüş olabilir ya da kitap 700 sayfa bu onu bir sürü oyalar şeklinde bir yanılgıya düşmüş olabilir. Uzun bir süre kitaba elimi sürmedim lakin bir gece yapacak hiçbirşey kalmayınca mecburen elime kitabı aldım. Veee olanlar oldu kitabı bitirme saplantımla nerdeyse 24 saat içinde hiç uyumadan kitabı okuyup bitirdim. her seferinde böyle oluyor elime aldığım anda bütün dünyam o kitap oluyor. Her bir kahramanla bütünleşiyorum ve onlardan biri oluyorum tahmin ebileceğiniz üzre genellikle esas kız oluyorum :) İşte bu da diğer bir sorun olaylara kendimi fazla kaptırıyorum. Bu "melekler ve şeytanlar" kitabını daha önce okumuştum filmini de kışın izledim. Filmi izledikten sonraki gündü sanırım amerikaya yolcuuğumuz. Uçaktan inmişim zaten uykusuz ve yorgunum bu gümrükteki polislerde haklı olarak çok sıcak kanlı insanlar değiller hani iyice gerildim ilk olarak birkaç soru sordular sonra da elektronik parmak izi olayına giriştiler en son küçük bir kemarayı bana doğru uzatınca ben de gözlerimi kocaman açarak kameraya baktım. Hala aklıma geldiğinde gülüyorum iki gün önce seyrettiğim filmde Cern nükleer araştırma merkezinde kapılar göz taraması yapılarak açılıyordu da ben de hala filmin etkisinde polis kamerayı uzatınca ne yapacağımı çözemedim sonra da göz taraması yapmasına izin verdim :)) Şu anda amerikan polisinin kayıtlarında pörtlemiş kurbağ gözlü halim var. Zaten polis de bir dumur oldu ve o bile güldü. Kocamdan bahsetmiyorum bile çünkü o yerlere yatmamak için kendini zor tuttu büyük bir ciddiyetle kapıdan geçip akabinde ben "valla filmin etkisinde kalmışım anlamadın ben resim çekeceğini ..." şeklinde utanç içinde çırpınırken o sadece "işte benim laz karımdan da bu beklenirdi iyi ki safkan bir laz değilsin bir taraf bile bu kadar etkiliyse..."şeklinde yorumlarla tatiline başladı. Ana düşünce okumak güzeldir lakin kendini de fazla kaptırmamak da fayda vardır şen kalın esen kalın

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder