neden yazmayı bıraktım hiç bilmiyorum halbuki yazmak her zaman bana cok iyi gelmiştir hatta yazarken kendimi (kendimi mi diyeyim ne hissetiğimi mi bilemiyorum) bulduğum çok olmuştur. Şu anda yazmamın nedeni de bu. Ne hissettiğimi bulabilmek. Beynimin içi bir karınca yuvası gibi. Karmakarişik. Günlük hayatın getirisi bir cok insanla iletişim içindeyiz ya da elimizdeki yeni çağın sihirli kutuları olan telefonlar sayesinde bolca etkileşime maruz kalıyoruz. Hatta girdi çıktı bombardımanına da diyebiliriz. Tabi bu arada itiraf etmeliyim ki tam bir sosyal medya bağımlısıyım. Bağımlı olduğumu kabul etmem bir hayli zamanımı aldı. Bunu biraz eğitimsizlik biraz da alt kültür alışkanlığı kabul etmemden kaynaklanıyordu sanırım. lakin bununla yüzleşmem gerekiyordu. Deli gibi en fazla 2dk olan bilgi ve eğlence çağlayanı kimin hoşuna gitmezdi ki? Ama bu kısa süreli hap eğlence ya da her ne ise bana biraz pakalıya maloldu. Uzun süreli oturup film seyredemiyorum ya da uzun uzadıya kitap okuyamıyorum. Bazen elime aldığım kitabı deliler gibi gece gündüz okuyup su gibi içerken bazen de haftalarca ya da aylarca konsantre olamadığım için elimde sürükleniyor.
Ha nerde kalmıştık duygular konusunda. Dünya hızla değişiyor. Bu değişim bence en çok orta yaşı etkiliyor. Genç nesil ve çocuklar zaten bu çağın insanılar bize garip gelen ve onaylamadığımız bir .ok davranış şekli onların içine doğdukları dünyanın bir parçası. yaşlılar iöin ise zaten bu yeni dünya öylesine akıl almaz ki ne bu dünyaya ait olmak gibi bir çabaları ne de bçyle bir istekleri var. Ama orta yaş için ne yazık ki kriz. sonuç olarak hala çağı yaklamak zorunda oldukları bir pozisyondalar gerek iş dünyasında gerekse ebveyn olarak keep up with olmak zorundalar. Lakin duygusal olarak bence gerçekten başka bir dünyaya aitiz. Bence en azından böyle. yetiştirilirken bize doğru olarak öğretilen erdemlerin bu dönemde hiçbir geçerliliğinin olmaması çok sarsıcı aslında. Ne bileyim senin için yaşama nedeni olan bir gerçekliğin etrafındaki insanlar için bir öneminin kalmamış olması beni geröekten çok şaşırtıyor. Çok naifsin diyebilirsiniz içinizden. Bunun böyle olmasını ben tercih etmedim. Yoksa ettim mi ya da ediyor muyum? Bilemiyorum. Ama doğrunun tek ve kesin olduğuna inanan bir insanın esnemesi gerçekten çok zor.
Sonuç, duygusal anlamda kendimizi korumak için yeni bir ben yaratiyoruz sanırım. Bu ben bana hiç benzemiyor. Çağa ayak uydurabilmek için edindiğim deneyimlerin ışığında ilmek ilmek örülen bu yeni benin kumaşı bana hiç uymadı sanırım. Önceki ben nasıldı diye hatırlamaya çalışıyorum değiştirmek için çok uğraştığım yeniden yapılandırmak için bir elması yontar gibi yonttuğum o eski ben? İşin açıkçası nasıldı kısmını pek hatırlayamıyorum. Lakin prensipleri ve idealleri olan biriydi gibi geliyor. Bu noktada ona geri dönmenin imkansız olduğunu anlamaya başlıyorum. Çünkü yeni ben idealist değil hayalleri de yok ve prensip adını verdiği kuralları çoktan yakıp yırtıp yok etti... Yok mu etti yoksa yok ettirildi mi? O da ayrı bir soru.
İşte pandemiydi toplumsal izolasyondu yeni normalleşmeydi derken bence hepimiz şapkamızı önümüze alıp uzun uzun düşündük. Nerdeyim? Ne yapıyorum? Mutlu muyum? Bu dğnyada olmamın bir amacı olmalı (ki keza bu soru bence yine kişinin kendi varlığını anlamlandırma çabasıdır yoksa dünyaya bir faydam olsun derdi değil yani) ...
eh işte hoş geldin nur topu gibi orta yaş krizi. De diyebilirsin? Tamam hadi öyle diyelim o zaman. Diyelim demesine de şimdi ne olacak? Buna ister orta yaş krizi isterse pandemi sonrası major kitlesel depresyon diyelim adının ne olduğu pek bir şeyi değiştirmiyor. Duygularımı eskisi gibi hissetmek istiyorum mesela ne bileyim acıdan kaçmadan acıyı olduğu gibi gerçek bir kabullenme ile yaşayabilmek istiyorum. Gerçekten gözlerimin içinin dahi güldüğü mutluluklar istiyorum. Sinirlendiğimde büyük bir öfke ile kendi savaşımı vermek istiyorum. Vesaire vesaire
İçimde kocaman bir boşluk var. Bu boşluğu doldurmak için yerine koyduğum herşey ile daha da büyüyen bir boşluk. Kitaplar, filmler, müzikler, kahveler, kadehler, esen rüzgarlar dalgaların sesi ve de sevdiklerinin....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder